23 Kasım 2022

Kim Nefs Terbiyesine Talipse…

Dışarıdaki hayat o kadar baskın ve örtücü ki burada anlattıklarımızı, paylaştıklarımızı da örtüyor… Biz önemle ve ısrarla “ilahlık hissiyatından korunmak ve kurtulmak” gerektiğini anlatıyoruz. Bunlara kulak veren bir müslüman kardeşimiz “Korunmamız gerekenin duniHi algı ve ilahlık hissiyatı olduğuna ikna oldum, bu ilahlık hissiyatından nefret ediyor ve onu reddediyorum, ancak nasıl temizleneceğim?” diyorsa “Billahi Anlamda Hürriyet-DuniHİ Anlamda Hürriyet: Nefs Terbiyesi” başlığı altında üç bölümlük bir program paylaştık (Bir Düşün Yansıması YouTube). Orada ayet ve hadisler ışığında, hiçbir beşerî katkı olmaksızın “bir ilahlık hissiyatından temizlenme yolu” anlatılıyor ve deniliyor ki: nefs terbiyesi ayetlere göre böyle olur. Oysa hiç uygulayanı olmamış, bir başaranı çıkmamış, anlatılanları uygulamak için ömür tüketilmiş öyle nefs terbiye yöntemleri var ki… Kişi dilerse elbette onlarla da uğraşabilir, mutlaka bir faydası da vardır ama Kur’an’ın söylediği hedefe ulaşamaz! Kur’an’ın söylediği hedefe ulaşabileceğiniz Nefs Terbiyesinin bir yöntemini o üç programda paylaştık. Bu üç program, “hele bir bakayım” diyerek yaklaşılacak değil, defalarca ve harf harf ders edilmesi, amel çıkarılması gereken programlardır. Kim nefs terbiyesine talipse, yapacağı amelleri hiç atlamadan bu paylaşımlardan kendisi için tespit etmeli ve bu ameller üzerine bir hayat tarzı oluşturmalıdır. Nefs terbiyesi gözünüzle görebileceğiniz, takip edebileceğiniz, izleyebileceğiniz bir şeydir. Hayali bir şey değil; “Acaba enerjim nasıl?” gibi hayali işler değil! Nefs Terbiyesi bir hayat tarzı olduğu için onu gözünüzle görebilir, izleyebilir, denetleyebilir, kontrol edebilirsiniz. Bu hayat tarzına talip olan, bu üç programı defalarca ders yaparak kendisine ameller çıkarır ve bu ameller üzerine de bir hayat tarzı oluşturursa çok önemli bir Nefs Terbiyesi yoluna girmiş olur. Eğer bir kişi, beş […]
20 Kasım 2022

Kayıtlı Kendini Hissetme Duygusunun Esas Halkasına Dahil Olan Kalpler…

Hz. İbrahim (AS) kavmini şöyle uyarmıştı: (Ankebut-25): “(İbrahim onlara) dedi ki: Siz sırf aranızda dünya hayatına has muhabbet ve sevgi uğruna Allah’ı bırakıp birtakım putlar edindiniz. Sonra kıyamet günü birbirinizi tanımazlıktan gelecek ve birbirinize lanet okuyacaksınız. Varacağınız yer cehennemdir ve hiçbir yardımcınız da yoktur.”    Ayetin günümüz yaşantısına hitap edecek manasal açılımına bakalım: “ (Esfele safiliyn hayat tarzı sebebiyle) gerçek sevgiden mahrum olarak nefret duygularıyla hareket eden sizler, Allah’a ve O’nun yarattıklarına olan nefretiniz yüzünden ilahlık hissiyatınıza uygun, hoş gelen heva ve hevesler edindiniz. Bu heva ve heveslerinize göre hayat tarzları oluşturdunuz. Böylece Kazanılmış Değişiminizi batıl yolda gerçekleştiriyorsunuz. Kıyamet günü bu nefretiniz çoğalacak da birbirinize yönelteceksiniz. Sonuçta varacağınız yer cehennem olacak ve dünya hayatında alıştığınız destek ve yardımları da bulamayacaksınız.” Esfele safiliyn hayat tarzını benimsemiş, tercihlerini duniHi anlamda hürriyet ile gerçekleştiren, açıktan veya gizli pozisyonlu duniHi ilahların sadırları nefret kökenli kıyas şeytanlık zann alanı haline geldiği için, heva ve heveslerine yönelik olarak ilahlık hissiyatları üzerinden oluşturdukları davranışlarının bu yarışına “hayat mücadelesi” gözüyle bakıyor olduklarından, böyle kişiler gerçek sevgi ve kardeşlik çerçevesinde bir grup, bir cemaat veya bir topluluk hiçbir zaman oluşturamazlar. Ancak bir gruba da ihtiyaçları olduğundan topluluklarını esfele safiliyn yöntemlerle bir arada tutmaya çalışırlar. Bu yöntemler genellikle tehdit, korku ve menfaatlere dayalıdır. Haşr Sûresi 14. Ayet bu konuda “Onların kendi aralarındaki be’sleri (müstakilen varım ve muhtarım iddialarının hırsları, güç ve alan savaşları) şiddetlidir. Kalpleri dağınık ve ayrı ayrı olduğu halde onları toplu sanırsın (toplulukmuş gibi görüntü verirler). Bu halleri onların akletmeyen birileri olmalarındandır.” buyurmaktadır. Ayet bize çok açık öğretiyor… […]
15 Eylül 2022

Fıtrat Manaları, Format Manaları

Ef’al âleminde temel fiil “HİSSETMEK”; uygulayıcı fiil ise, HİSSETTİRMEK”tir. Ef’al âleminde her türlü akış “His” üzerinde, “His”den oluşarak, “His” ile yürümektedir. Kimlik kazanmış his yoğunlukları “mana”ları oluşturur. Allah Fıtratı üzere yaratılan ve Halifetullah olarak görevlendirilmiş insanın Kalbı ise fıtrat üzere manalar ihtiva ettiğinden ahseni takviym vasfı gösterir. Dünya hayatına duniHİ algı ile başlayan insan, zann’ları sonucu “Müstakilen Varım ve Muhtarım” iddiasıyla fıtrat üzere manalarına “ilahlık” formatı atarak da esfele safiliyn vasfı gösterir. Sadrını “Müstakilen Varım ve Muhtarım” iddiasının hâkimiyetinden, geri dönüşsüz şekilde, temizlemiş olan ve Billahi hal üzere bulunan veli zatın kalbındaki fıtrat üzere manalar fonksiyon kazanır, dolayısıyla veli zatın sunduğu bilgiler de fıtrat üzere manalar olur. Bilgi, hayatımızda çok önemli yeri olan bir tanımdır, bu nedenle biraz bilgiyi tefekkür edelim. “BİLGİ” diye bildiğimiz tanımın iki hali vardır; “İfade Edilen Bilgi”, “Hissedilen Bilgi”. Bilgideki bu iki önemli hali işin başında yakalamamız ve bu ayrımı zihnimize yerleştirmemiz gerekiyor. İfade Edilen Bilgi; bilginin ifade edildiği ortam ne ise, o ifade ortamının şartları ile kurulan iletişim yolu ile olur. Bir şey ifade edilirken o ifadenin yürüdüğü, ifade edildiği ortam ne ise bu iletişim onunla olur, onunla ifade sağlanır. Örnek verecek olursak; ifade edilen ortam moleküler yapıysa ifade moleküler sistem üzerinden yürür. İfade edilen ortam enerjisel bir yapıysa, iletişim enerji üzerinden yürür. Konuyu yerine oturtabilmek için biz örneklerimizi yaşadığımız dünya hayatının şartları üzerinden oluşturacağız. Ama iki melek konuşurken, bir ifadede bulunurken onu moleküler sistem gibi düşünürsek yanılırız. İfadenin yapıldığı ortamın şartları neyse ifade de onun üzerinden yürür. İfade Edilen Bilgi’nin yürüyüşünü ortamın şartları tanımlar. […]
22 Mayıs 2022

Nazargah… Acziyet…

“VahidülEhadüsSamed olan Allah, Nefs-i Vahide’den, yani Vahidiyet’in Ehad ve Samed vasıflı “Kendini Hissetmesi”nden dileğini suretlendirdikten sonra o suretin kendisini bilmesi için ona nazar ederek “Kün” demiştir. “Feyekün” sonucu; Allah’ın o Kul’daki dileğinin şartları surete KALB olmuştur. Kul’daki nazar noktası “nazargah” olarak kalmış ve KALB ismiyle anılmıştır.” İlmullah’ta Allah’ın dileği şekillendikten sonra, bir şekil bulduktan sonra onun kendini bilmesi ayrı bir olaydır. Bunun basamaklarını daha önce ayetlerle görmüştük. İşte o ilmi suretin kendini bilmesi için ona “Kendini Bil” emri gerekir. Lütfen dikkat edin; “Kendini Bil” emri için o surete Allah’ın dileğinin yönelmesi, daha anlaşılır söyleyelim oraya nazar etmesi, o nazarla “Kün/Ol” demesi ve o emrin olması! İşte o oluş kalb oluştur! Çünkü bir şeyi murad etti mi “Ol” der “hemen olur”. “Kün feyekün”. “Kün” demesi ve orada onun hemen olması, işte o oluş KALB oluş! “Kün” emri, dileğin emri bir nazar! Ve bu nazarın dokunduğu yerde KALB oluş! Dileğin kalıbının çıkışı! Kendini Bil denildiğinde ne dilenmişse, o dileğin, yani o kompozisyonun kalıbının çıkması, orada kendini nasıl bilecekse onun oluşması, yani kalb olması, o da “feyekün” sonucu! Öyleyse surette bir nazar noktası var ve o çok önemli. Çünkü bütün işi başlatan bu nazar; suretteki bu nazar noktası! Emrin dokunduğu nokta! Orası çok özel! İşte orada o an oluşan nur, o nazarla orada oluşan nur orada bir şey açar. Anlamak için bazen insani örnekler gerekiyor. Bu yüzden hiç ilişkisi olmasa da örneği verelim. Ancak tanım anlaşıldıktan sonra onu silelim, çünkü hiç ilişkisi yok. Bir bakışın bizde oluşturduğu etkiyi anlatmak için; “öyle bir baktı […]
21 Şubat 2022

KADER-7: O Kaderinden Razı, Kaderi Ondan Razı 19 Receb 1443 (20 Şubat 2022)

YouTube Google Drive Ses Kaydı
6 Şubat 2022

KADER-6: Ayet ve Hadisler Işığında Kader Konusu (Bölüm-3) 5 Receb 1443 (5 Şubat 2022)

YouTube Google Drive Ses Kaydı
23 Ocak 2022

KADER-5: Ayet ve Hadisler Işığında Kader Konusu (Bölüm-2) 20 Cemaziyelahir 1443 (22 Ocak 2022)

YouTube Google Drive Ses Kaydı
16 Ocak 2022

KADER-4: Ayet ve Hadisler Işığında Kader Konusu (Bölüm-1) 13 Cemaziyelahir 1443 (15 Ocak 2022)

YouTube Google Drive Ses Kaydı
19 Aralık 2021

KADER-3: Kader Konusunu İzahın Kuralları 15 Cemaziyelevvel 1443 (18 Aralık 2021)

YouTube Google Drive Ses Kaydı
5 Aralık 2021

KADER-2: İnsan İradesi Özgür müdür? 1 Cemaziyelevvel 1443 (4 Aralık 2021)

YouTube Google Drive Ses Kaydı
21 Kasım 2021

KADER-1: Kaderin Yaratan Kurucusu, Sahibi ve Yürütücüsü 16 Rabiülahir 1443 (21 Kasım 2021)

YouTube Google Drive Ses Kaydı
1 Kasım 2021

Ve DarabALLAHU Meselen-10: Allah Semaların ve Arzın Nurudur 25 Rabiülevvel 1443 (31 Ekim 2021)

YouTube Google Drive Ses Kaydı
11 Ekim 2021

Ve DarabALLAHU Meselen-9: Allah’ın Makamından Hakkıyla Korkmak! 4 Rabiülevvel 1443 (10 Ekim 2021)

YouTube Google Drive Ses Kaydı
27 Eylül 2021

Ve DarabALLAHU Meselen-8: DuniHİ Özellikli Zannlar YOK Hükmündedir! 19 Safer 1443 (26 Eylül 2021)

YouTube Google Drive Ses Kaydı
11 Nisan 2021

Ve DarabALLAHU Meselen-7: Gerçek Hürler ve Gerçek Köleler 29 Şaban 1442 (11 Nisan 2021)

YouTube Google Drive Ses Kaydı
29 Mart 2021

Ve DarabALLAHU Meselen-6: Tayyib Kelime ve Habis Kelime 15 Şaban 1442 (28 Mart 2021)

YouTube Google Drive Ses Kaydı
15 Mart 2021

Ve DarabALLAHU Meselen-5: Kur’an’da Dünya Hayatı ve Dünya Malı 1 Şaban 1442 (14 Mart 2021)

YouTube Google Drive Ses Kaydı
22 Şubat 2021

Ve DarabALLAHU Meselen-4 (İnfak Ederken İflas Etme! İnkarcının Ameli) 9 Receb 1442 (21 Şubat 2021)

YouTube Google Drive Ses Kaydı
13 Şubat 2021

insanın aşık olduğu, bağlı olduğu, cazibeyle mıknatıs gibi yapışık olduğu…

İnsanlar, birincil şirklerine aşıktırlar. Yani, insanlarla birincil şirk arasında sıkılık, çekim gücü, bir aşk cazibesi ve cezbesidir. Bu yüzden insanlar birincil şirklerine sıkı bağlıdırlar. Yani, insanlar birincil şirkleriyle bütünleşiktirler. Öyle ki, birincil şirk insanın kendisi, insanın kendisi birincil şirk gibi bütünleşiktirler. Bu yüzden göremezler. Ayna tutmak gerekir. Dünya, birincil şirk cahilidir ve birincil şirk o kadar önemli ve yüksek bir konumda konudur ki birincil şirkin açıklanması, tebliği, duyurusu, izahı özel izinledir ve belgeyledir. Ancak, insanların ikincil şirkleri kendilerinin bilinçli olarak belirledikleri ihtiyaçları olduğundan bu tür şirklerine bağımlıdırlar yani onsuz yapamazlar. Son paragrafı, son cümleleri iki cümleyle özetleyeyim ki iki kelime yan yana gelsin. İnsanlar birincil şirklerine bağlıdırlar, insanlar ikincil şirklerine bağımlıdırlar. İkincil şirk, ikincil şirkler ancak insandan birincil şirkin kalkmasıyla silinebilir. Birincil şirk kalkmadan ikincil şirkin silinmesi mümkün olmaz. Sürekli bir kavga, sürekli bir didişme, sürekli bir savaş olur bu ikincil şirkler üzerinden. Birbirleriyle geçinemeyen insanların bile tartıştıkları konular ikincil şirkleri üzerindendir. O ihtiyaçlar üzerinden yapılan kavgalardır, tartışmalardır, anlaşmazlıklardır. Dolayısıyla, birincil şirk kalkmadan ikincil şirk yani ikincil şirke olan ihtiyaç kalkmaz, silinmez. Peki birincil şirk nasıl kalkar? Birincil şirki ancak Allah Aşkı kaldırabilir. Çünkü bir süregelen aşkı ancak daha kuvvetli ve baskın olan, daha cazibeli bir aşk siler. Birincil şirk, insanın aşık olduğu, bağlı olduğu, cazibeyle mıknatıs gibi yapışık olduğu bir şirk olduğu için o mıknatısı çözecek olan, o mıknatıstan daha kuvvetli çekim gücüne sahip olan bir güçtür. Dolayısıyla insanın birincil şirkle olan bu aşk cezbesini sökecek olan daha büyük bir aşk cezbesidir ki o Allah aşkıdır. Şimdi buradan, bu […]
1 Şubat 2021

Ve DarabALLAHU Meselen-3 (Katılaşan Kalp, Atalarına Tabi Olanlar) 18 Cemaziyelahir 1442 (31 Ocak 2021)

YouTube Google Drive Ses Kaydı