Ana Sayfa

“Amentü Billahi” diyen için Hac bir yöntemdir, Allah'ı Tanıma yöntemidir.

"Hac’ca Allah'ı tanıyabilmek için gidilir. Aksi halde, köyünü uzun yıllar görmemiş birisi de köyüne gider, oraları görür, ağlar “şurada şöyle yapmıştım, burada böyle yapmıştım” der, romantik duygularla gezer. Değil, Hac böyle bir seyahat değil! Hac bir laboratuar! Öyle bir laboratuar ki eğer o laboratuarın imkânlarından yararlanabilirseniz döndüğünüzde “müthiş bir tanımayla” dönersiniz, “şehadetle” dönersiniz. “Müthiş bir Hac yaptık” diyene niye dediğinizde, “şurada şöyle ağladık, burada böyle yaptık, müthiş bir Hac'tı" diyorsa olmaz. "Niye?" denildiğinde, “tanıyarak döndük” derseniz ancak o "müthiş bir Hac yaptık" olur! Çünkü bütün mesele Allah'ı tanımak üzerine! Eğer tanıma hakkıyla gerçekleşirse siz Hac’la, gayet önemli olan BekaBillâh mertebesini elde edersiniz, Biiznillah.."

Mustafa Yılmaz DÜNDAR,
18 Ağustos 2018

DûniHİ algı ve zann’larıyla içimize yerleştirdiğimiz hayvanı bayramda keseceğimiz kurban mânâsının içerisinde kurban etmeli, kurb sağlamalıyız.

Maide Suresi 27: Onlara Âdem’in iki oğlunun haberini BilHakk tilavet et… Hani ikisi de birer kurban (bildiğimiz kurban veya Allah’a yaklaştırıcı, nefsi şerrinden temizleyici bir davranış, bir sunuş) takdim etmişlerdi de, birinden kabul olunmuş (kurban amacına ulaşmış, vuslat gerçekleşmiş, yaklaştırıcı yerini bulmuş) diğerinden kabul olunmamıştı. Kurbanı kabul olunmayan şöyle dedi: Kesinlikle seni öldüreceğim. Kurbanı kabul olunan ise: Allah yalnızca muttakilerden kabul eder, dedi. Ayette bize öğretilen iki davranış var ki tanrıyı (nefs-i emmareyi) tanımak ve kurtuluşu (nefs-i levvameyi) anlamak açısından önemli. 1) Nefs-i emmarenin davranışı: Kabul edilmedi diye kardeşine “kesinlikle seni öldüreceğim” diyor, ona “yaşama hakkı” tanımıyor. 2) Müttaki olanın davranışı. Buna mukabil, kabul olunan ise açıklama yapıyor, “Allah yalnızca muttakilerden kabul eder” diyor. Bu olay bize yaşantımızla ilgili çok önemli dersler veriyor ki bir tanesi şu: Yaptıklarımızın kabul edilmesi için müttaki sınıfında olmamız şarttır. Müttaki, nefs-i levvamede bulunanların tamamına verilen ortak isimdir. Müttaki, Billahi anlamında iman edendir. O “Allahım, ben var görünüşümü (varlığımı değil, çünkü öyle müstakil bir varlık yok) sana eş ve ortak koşmuyorum, var görünüşümü sana eş ve ortak koşmaksızın iman ediyorum” deyip, bunun gereklerine göre fiiller ortaya koyandır. İşte bunlardan kabul edilir! Kurban ibadetinde iki temel olay var: Birisi kesim, diğeri hayr! Kesimi gerçekleştirdiniz, yeni bir ibadet başlıyor. Şimdi elinizde “et” var, onu hayra çevirmeniz gerekiyor. İhtiyacı olana verirsin, yersin, dağıtırsın. Önerilmiş yolları var, “üçe bölersin..” gibi. Ama “kesim”le bunu birbirine karıştırmamak lazım! Kesimi gerçekleştirdiğinizde elinizdeki malı/eti değerlendirmek, onunla ilgili sevab kazanmak ayrıdır. O ayrı bir hayr işidir. O hayrı istediğiniz zaman yapabilirsiniz. İstediğiniz zaman et […]
19 Mayıs 2018

Bu dua çok güzel bir oruçtur. Bu duayı Ramazan’da çok güzel değerlendirebilirsiniz…

Merhamet ayındayız, Allah’tan merhamet isteyen çok kısa bir yol göstermek istiyorum. Ama önce bir notla başlayalım: Nefs-i Levvame sürecindeki talib Nefs-i Mutmainne haline ulaşıncaya kadar dûniHİ algıya daima düşer, mecburen! Mutmainne’ye kadarki süreçte talibin esas görevi dûniHİ algıdan çıkmak için gayretle çalışmaktır. Ta ki oradan geri dönüşsüz çıksın. Eğer talip, “dûniHİ algıda mıyım?” diye her halini test etmezse, uzun süre farkında bile olmadan dûniHİ algıda yaşar. Bu algıda olunca bu algıya ait zannlar kaçınılmazdır. Biriken bu zannları temizlemek ise zordur, zaman alır. Bu yüzden, dûniHİ algıda mıyım diye kendimizi daima test etmeliyiz. Bu konunun çalışılabileceği en güzel zaman ve ortamlar Ramazan Ayı’ndadır. Belki Ramazan Ayı’nın bir sebebi de budur. Rabbimiz bu kudsi hadiste buyuruyor: “Benim kullarıma (insanlara) merhametimin delili (işaretidir) ki onlara Ramazan Ayı’nı ve İhlâs Sûresi’ni verdim.” DûniHİ algıdan kurtulmak için Ramazan Ayı önemli bir zaman dilimidir, “ben dûniHİ algıda mıyım?” diye test yapmamız için bu ay oruçla beraber çok önemli bir laboratuardır. Orucun aç kalmak ve bazı şeylerden uzaklaşmak olmadığını, oruçla yapılanların birer vesile, işi disiplinize eden vesileler olduğunu inşaAllah görür, yaşarsınız. Onlar asıl amaç için kullandığımız şeylerdir, amaç başka bir şeydir. “Onların (kurbanların) kanları Allah’a ulaşmaz, ancak takvanız ulaşır” âyetindeki gibi, oruçta da Allah’a ulaşacak olan açlığımız değildir. Onun için, Ramazan’da yapılan antrenmanlarda açlık vesilesiyle, açlığın bizi disiplinize etmesi, bizi dünyadan ayırarak işimizle meşgul ettirmesiyle ilgili bir hedefimizin olması lazım. Ve her Ramazan bir hedef koymamız lazım. İlk ve öncelikli hedef dûnillah algıdan sıyrılmaktır. Öyleyse, “Ben bu hareketimle, bu cümlemle dûnillah algıda mıyım?” diye daima 7/24 test […]