Ana Sayfa

“Dikkat ederseniz göreceksiniz ki; herşey HİS üzerinde, HİS üzerinden, HİS olarak yürür.”

"Biz moleküler bir sistemde yaşadığımız için her şeyi moleküler sistem üzerinden yürütmeye çalışıyoruz. İş öyle değil. Herşey HİS üzerinde, HİS üzerinden ve HİS olarak yürür. Bunu tatbik etmek için kendimizde bahaneler, fırsatlar arayalım, bu yanımızı açmaya gayret edelim..."

Yılmaz DÜNDAR, Velinin İlmi Fıtrat Üzere Manalardır
8 Mayıs 2017

Başlangıç Çizgisi, Arzu, Gayret, Kazanım ve Değişim…

Başlangıç Çizgisi tâlip için olmazsa olmaz önemde bir şeydir. Neden? Size kelebeklerden örnek vereyim, kelebeklerin hayat döngüsünden bir mânâ çıkaralım, o kıssadan hisse çıkaralım. Kelebeklerin hayat döngüsünde sıralama şöyledir; yumurtalar, yumurtadan kurtçuklar çıkar, kurtçuklar koza yaparlar, kozalardan kelebekler çıkar. Bu döngünün başlangıç çizgisi kurtçuk olmaktır. Yumurtadan çıkış başlangıç çizgisidir, o da kurtçuktur. Lütfen dikkat buyurun. Kurtçuklar öğrendiler ki kendilerinin ileri yaşantıları kelebek. Bir kelebeğe bir de kurtçuğa bakın. Kelebek dediğin renkli renkli, uçuyor, geziyor. Kimse kurtçuk koleksiyonu yapmaz ama kelebek koleksiyonları… İşte bunların sohbetini yapan kurtçuklar kurtçuk olmak istemiyorlar. Bu hikâyeyi öğrendiler, başlıyorlar; “Biz aslında kurtçuk değiliz, kelebeğiz” demeye ve kelebek taklidi yapmaya çalışıyorlar. Bir kurtçuk ne kadar kelebek olabilir? Olabilir mi? Eğer kurtçuk prensiplerini hakkıyla yaşayamazsa, kurtçuk halini görmezden gelirse, kurtçuk haline bakıp “İleride kelebeksek demek ki biz yokuz” derse hiçbir zaman kelebek olamaz. Başlangıç çizgisini izah edebiliyor muyum? Kelebek muhabbetiyle kelebek olunmaz. Bir kurtçuk kelebek muhabbetiyle, özentisiyle kelebek olamaz, amel yapması lazım. Kurtçukluğunu hakkıyla yaşayacak ve kozayı yapacak, kozadan kelebek çıkacak. Bu yüzden, ileri tasavvuf bilgilerine bakıp “Demek ki şöyleymiş, bu böyleymiş” diyerek onları başlangıç çizgisi yapamazsınız. O yüzden burada biz başlangıç çizgisini anlatıyoruz, ileri bazı tasavvuf bilgilerini değil. Öyle bilgileri duyanlar, zihinlerinde tuttukları o bilgilerle, bizim başlangıç çizgisi için söylediklerimize bakıp “Olur mu, şu kişi öyle demiyor” diyorlar. Yahu o sana kelebeği tarif etmiş, biz burada kurtçuğu anlatıyoruz. Kurtçuk olmadan kelebek olamazsın. Hatta bu iş o kadar hassas ki oraya da bir kıssa ekleyeyim, bir hisse daha çıkaralım. Kendini iyiliksever zanneden birisi bir kozaya rastlıyor, bakıyor ki […]
11 Nisan 2017

Lüb Sahibi

“Akıl” ismi bir mananın kimliğidir; bu yüzden akıl bir “His Suret”tir. Akıl kimlikli his suretin diğer his suretlerden önemli bir farkı vardır; Yaradanın emriyle, önemli bir fonksiyon için görevine uygun bir yoğunluk kazanmıştır. Önemli bir fonksiyon için görevlendirilmiş “Akıl” adlı bu his suretin özelliklerini biraz tanıyalım. “Diğer his suretlerden önemli bir farkı vardır” dedik. Akıl adlı his suret HİSSETTİREN’dir. Akıl hissettiren His’tir. Hissetmeyi sağlar, his yoğunlaşmasıyla oluşan manaları idrak ettirir. “His Suretler” ve “His”ler arasında kıyas yapan his akla aittir. Kıyas yapan His akla aittir. Bir şey, iki şey, üç şey arasında bir kıyas ve bu kıyas sonucunda bir tercih yapıyorsunuz. “Şunun benim için iyi olduğunu hissediyorum” derken size kıyas ve tercih yaptıran his akla aittir, bunlar aklın fonksiyonları içindedir. Böylece kıyas sonucunda da his tercihlerini sağlar. Aklın hissettirme fonksiyonu görevi çok önemli bir temel üzerine bina olmuştur. Bu temel, aklın “Gerçek Var” ile “Gerçek Yok”u tam bilmesidir. Başka bir değişle akıl “Gerçek Var” ile “Gerçek Yok”u bilendir. Normal şartlarda fonksiyon gösterebilen akıl insana “Gerçek Var” ile “Gerçek Yok”u hissettirir ve idrakını sağlar. Akıl yaradanına çok sadıktır. Normal şartları bozan insan bu bozulmuş şartlardaki durumda aklın hissettirdiklerini “Müstakilen Var ve Muhtar” iddiasıyla saptırır, sonuçlarını da aklın ürünleri sanar. His suretlerin oluşmasından sonra kimliklendirmeyi de akıl sağlar. Bu saydığımız özellikleriyle Akıl Kimlikli “His Suret” ef’al âleminin öz maddesidir, başka bir değişle ham maddesi, kumaşı mahiyetindedir. Bu sebepten orijinini ef’al âleminden alan her suretin yapısında hissettiren vasfıyla her yeri kaplayarak bulunur. Bu bulunuşun yoğunluğu fonksiyonunun açığa çıkış derecesi bakımından farklılıklar gösterir. Orijinini […]